DÜNYA

Nato destekli tecavüzcüler

24

Nijeryalı ailenin korkuyla beklediği bir ziyaretti.
Albay Kaddafi’nin iktidardan uzaklaştırılmasından bu yana Trablus’un banliyösündeki ufacık gecekonduda saklanıyorlardı. Her an kapının vurulmasını bekliyorlardı korkuyla. Bu ayın başlarında isyancı güçlerden 20 savaşçı gelmiş, “murtazaka” diye bağırarak kapıya dayanmıştı.
Libya’daki her siyah Afrikalının çok iyi bildiği bir sözcük “murtazaka”. Paralı asker demek. Eski yönetimin savaş sırasında en kirli işleri bu silahlı kişilere yaptırdığı söyleniyor.
20 Savaşçı eve dalmış, evde yaşayan çifti dayaktan geçirmiş, mallarını ve paralarını çalıp ailenin resini kaçırmış, sonra da sıra 16 yaşındaki genç kıza gelmiş. Genç kız anlatıyor yaşadıklarını:
“Bir grup silahlı adam evimize geldi. Kapıyı çalmaya başladılar. ‘Murtazaka’ diyerek daldılar içeri. Annemi tuvalete kapadılar. Altısı bana tecavüz etti. Eşyamızı, paramızı aldılar. Babam durdurmaya çalıştı ama onu da dövdüler ve sürükleyip götürdüler.”
Bu olayın üzerinden yaklaşık 3 hafta geçmiş ama genç kız, babasından hiçbir haber alamamış.
İsyancı güçler geçen ay Trablus’a girer girmez, derhal eski rejimin yandaşları ve Kaddafi için çalışmakla suçlanan Afrikalı paralı askerlerin peşine düştüler.
Siyahlar taciz eylemlerinin yeni hedefi
Ortaya çıkmaya başlayan bazı bilgiler, Trablus’taki siyah göçmen topluma yönelik şiddet, taciz ve yıldırma eylemlerine girişildiğini gösteriyor.
Yüzlerce kişi çok zayıf gerekçelerle ya da bazen herhangi bir gerekçe olmaksızın tutuklandı, evler talan edildi, insanlar dövüldü. Kurbanların çoğu kimliklerinin anlaşılmasından korkuyor ama yine de BBC’ye başvurdular yaşadıklarını duyurmak için…
Bir adam, yağmalanan bir başka evi gösterdi bize. Karanlık odanın ucunda duran kalın demir çubukla kadınları ve erkekleri dövüp, paralarını ve bazı eşyayı alıp gitmişler.
Evi gezdiren adam, önceleri Kaddafi’nin devrilmesinden memnunluk duyduğunu ve yaşamın daha iyi olacağını düşündüğünü; ama kendisi gibi yüzlerce siyah Afrikalının kolay hedefler olduklarını ve mağdur duruma düştüklerini anlatıyor.
“Burası Afrika kıtası. Ben bir Afrikalıyım. Burası benim topraklarım. Derimin renginden mi, siyah olduğum için mi bu? Sesimizi çıkartamıyoruz. Kime başvuracağız ki?” diyor.
Trablus dışında, bir kamyon dolusu Nijerlinin yaşadıklarını filme çekmeye çağrılıyoruz. Onlar da paralı asker olmakla suçlanmış. İsyancıların ters ters bakışları arasında Kaddafi karşıtı sloganlar atmaya zorlanmışlar. Sonra da ormanlarda bulunan kutular dolusu belge ve silahlar taşıttırılmış onlara.
Albay Kaddafi’nin kaç paralı askeri olduğu belli değil.
Ama isyancı güçlerin tahmin ettiğinden çok daha az oldukları açık. Libya’daki siyah Afrikalıların çoğu yıllardır burada yaşayan, gündelikçi işçiler.
Bingazi ve Misrata için verilen savaşlarda Kaddafi’nin emirlerini yerine getirenlerin Libyalılar değil de yabancı askerler olduğundan kuşkulanmak ne kadar kolay idiyse, şimdi, derilerinin renginden ötürü kolayca farkedilenleri toplamak da o kadar basit. bbc