Tag archives for Ataol BEHRAMOĞLU

YIKILMA SAKIN

Kötü şey uzakta olmak Dostlarından, sevdiğin kadından Yasaklanmak bütün yaşantılara Seni tamamlayan, arındıran Kapatıldığın dört duvar arasında Sağlıklı, genç bir adam olarak Neler gelmez ki insanın aklına Sevinçli, özgür günlere dair Kalmıştır yüzlerce yıl uzakta Onunla ilk kez öpüştüğün şehir Acı, zehir zemberek bir hüzün Kalbinden gırtlağına doğru yükselir Görüyorsun işte küçük adamları Köhnemiş silahlarıyla [...]

YENİDEN HÜZÜNLE

İşte yine can sıkıntısı bana bir şiir yazdıracak. Tırnaklarım uzamış, İçimde yaralı bir aşk. İçimde yaralı bir aşk ve birkaç piyes ölüsü, birkaç gözyaşı kırıntısı, intihar gelgiti birkaç. Sırtüstü uzandım dünyaya, odamın ampülüne bakıyordum, ampulün bağlı olduğu borunun tavanda kıvrılışına. Tavanda kıvrılışına birkaç damla gözyaşının birkaç damla tentürdiyot, kalbim ağrıyordu, bir yaz- günü düştüm sokaklara, [...]

YAŞADIKLARIMDAN ÖĞRENDİĞİM BİRŞEY VAR

Yaşadıklarımdan öğrendiğim bir şey var: Yaşadın mı, yoğunluğuna yaşayacaksın bir şeyi Sevgilin bitkin kalmalı öpülmekten Sen bitkin düşmelisin koklamaktan bir çiçeği İnsan saatlerce bakabilir gökyüzüne Denize saatlerce bakabilir, bir kuşa, bir çocuğa Yaşamak yeryüzünde, onunla karışmaktır Kopmaz kökler salmaktır oraya Kucakladın mı sımsıkı kucaklayacaksın arkadaşını Kavgaya tüm kaslarınla, gövdenle, tutkunla gireceksin Ve uzandın mı bir [...]

TÜRKİYE, ÜZGÜN YURDUM, GÜZEL YURDUM

Türkiye, üzgün yurdum, güzel yurdum Boynu bükük ay çiçeği Şiirin ve aşkın geleceği Türkiye, üzgün yurdum, güzel yurdum Dağ rüzgarı, portakal balı Alçak gönüllü, hünerli, sevdalı Türkiye, üzgün yurdum, güzel yurdum Yazgısı kara yazılmış gelin Kurumuş sütü memelerinin Türkiye, üzgün yurdum, güzel yurdum Harlı bir ateş gibi derinde yanan Haramilerin elinde bulunan Türkiye, üzgün yurdum, [...]

TOPRAĞA DÜŞEN

Ona “Haydi Savaşa dediler Başkaca birşey Söylemediler Aldılar köyünden Davulla zurnayla Geride üç çocuk Bir eş ve bir ana Eline bir silah Tutuşturdular Ve karşılaştı Düşman ordular Vurulup düştü İlk çatışmada Göğsünde bir oyuk Üç delik alnında “Ey bu topraklar için Toprağa düşen” Bir karış toprağın Var mıydı yaşarken? Ataol BEHRAMOĞLU

PARKTA RASTLADIĞIM ADAM

Parkta rastladığım adamın Bir kolu kesikti bileğinden Çiftçiymiş Tekirdağ’ ın köylüklerinden Bir kızı veremden ölmüş Bu şehri İstanbul’ da Karısı tutturmuş: Kızımın mezarı nerde ben orda Satmış savmış ihtiyarcık Varını yoğunu Feriköy’ de bir evceğize Sokmuşlar başcağızlarını İkinci kız desen Kibarca: Akıl hastası Anaya babaya Vermez bir rahat yüzü Oğlanlardan büyüğü Dört çocuklu bir şoför [...]

NİCEDİR ÖZLEMİŞİM

Nicedir özlemişim Bu rüzgarı Hani Doğu’da eser Bahar akşamları Nicedir özlemişim Bir elma ağacının Dibine oturmayı Nicedir özlemişim Şoseleri,dağları Nicedir özlemişim Bir dosta sarılıp Ağlamayı Ataol BEHRAMOĞLU

NE YAĞMUR…NE ŞİİRLER…

Soruyorum sevgilime – Darağacından Notlar’ ı okudun mu ? Bu bizim hayatımız. Gece doluyor içeri Yıldızlarıyla. Üç ilde Sıkıyönetim var. “Askeri savcı” Sözü Yer alıyor Günlük bir sözcük olarak Hayatımızın sözlüğünde. Aşklar kelepçeli Güney Amerika’ da. Kederden Geberiyorum. Herkes hayatını anlatıyor. Deli anneler Yıkık binalar Paramparça Bir gençlik Yaşadığımız. Hayatımızın kanadığını görmüyor musun? – Darağacından [...]

NE ANLATIR YUNAN ŞARKILARI

Ne anlatır Yunan şarkıları Geceye dair, aşka dair Ne anlatır Yunan şarkıları Hayatımıza dair Ne anlatır Yunan şarkıları İnsanı tepeden tırnağa saran bu hüzünle Sanki hep anlatılmayan bir şey kalmıştır İçimizi ne kadar döksek de Ne anlatır Yunan şarkıları Biten bir aşk mı, başlayan bir aşk mı Bir kız mı, yüzünü hiç görmeyeceğimiz Çayırlarına hiç [...]

KARDEŞİM AYLARDIR HAPİSTE

Acımı duyurabilmek için Uykusuz Aç Susuz Öylece Durabilirim. Acımı duyurabilmek için Sevgisiz Anısız Kaskatı olabilirim Ve durup dört yol ağzında Durdurup gelip geçenleri Kendi halinde Yaşayıp gidenleri Tutup yakalarından Haykırabilirim Nefesim Bitene dek Bütün gücümle Haykırabilirim Bütün dünyaya. Kardeşim Hapiste Kardeşim Aylardır hapiste. Kardeşim Dövüldü orada. İyi ve güzel şeyler dışında Hiçbir şey taşımayan Ve [...]

HEMİNGWAY' İN BİR HİKAYESİNDEN ÇAĞRIŞIMLARLA

Kadın ve adam oturuyorlardı Uzakta beyaz dağlar vardı Gara girmek üzereyken Barselona-Madrid treni Kadın üzgündü, üzgündü, üzgündü Adam düşündü, düşündü, düşündü Aşkımız bitmesin isterim dedi Biralar içildi ve başka içkiler Kadın ve adam kederliydiler Ne birleşiyor, ne ayrılıyor elleri Neden, neden sönüp gider bir aşk Acının silinmez tortusunu bırakarak Onulmazca inciterek yürekleri Kadın daha gerçek [...]

GECENİN GEÇ SAATİ

Gecenin geç saati, yaklaşan motor sesi, fren Gülümser uykusunda yavrum, bir düş içinden Kulağım tetikte, beklerim çağrılmadık konukları Araba geçip gider kapının önünden 1981 Ataol BEHRAMOĞLU

GECE VAKTİ KİMDİR KAPIYI ÇALIP GELEN

Gece vakti kimdir kapıyı çalıp gelen Yitirdiğim bir mutluluk mu Habercisi mi gelecekteki bir mutluluğun Gece vakti kimdir kapıyı çalıp gelen İçimde bağıran acılar mı Serseri, başıboş bir rüzgar mı Gece vakti kimdir kapıyı çalıp gelen Ansızın çıkıp gelen bahar mı Gece vakti kimdir kapıyı çalıp gelen Yüreğim mi,damarlarimda hışırdayan kan mı Bağırarak bu kansız [...]

ESKİ NİSAN

Canımın yongası, sevdiğim, Bir kaç gün çaldık ilkbahardan Geçtik yıllardır özlediğim Erguvan ışıklı kıyılardan Aşkı sessizlik tanımlar Gençken tersini düşünürdüm Akşamla dönerken geriye dalgalar Yalnızlığı çırılçıplak gördüm Durduktu önünde Ege Denizi’nin Gözleri mayıs bulanığı, Kuytuluğunda eski evlerin Dolaştıktı Ayvalığı Eski nisan, her şey gibi, Kalbim de, rüzgar da eski, Çırpınıp duruyor havada Yitik anıların kelebeği [...]

DÜŞMEK

“Uçak şimdi Düşüyor” Dedi yanımdaki. Düşmenin bilmesem İnmek olduğunu Azerice’de Herhalde o saat Yüreğime inerdi. Ataol BEHRAMOĞLU

DÖRTLÜKLER

Cellat uyandı yatağında bir gece “Tanrım” dedi “Bu ne zor bilmece : Öldürdükçe çoğalıyor adamlar Ben tükenmekteyim öldürdükçe…” 1974 Yıllanmış bir ağaç gibi köklü, gür Yalan hiç yıkılmayacakmış gibi görünür Hükmü verilmiştir oysa : Yıkılacak. Çürümüştür. 1972 Eskidenmiş sabredip murada ermek Şeyhin kerametini bekleyerek Öyle zamanlar yaşamaktayız ki dostum Erdemdir bazen, sabretmemek… 1974 Elinde ne [...]

BU DERT BENİ ADAM EDER

Gece gündüz dolaşırım tenhalarda menhalarda Benim annem güzel anem beni koyver Sağ yanımda bir sızı var, sol yanımda yandım aman altıpatlar Bu dert beni verem eder Eğri büğrü bakar oldum boyunbağı takar oldum şaşkın oldum sakar oldum İkide bir yüreğimi dağa taşa diker oldum Şunca yıl karanlıkta göz kırpmaktan bıkar oldum Benim annem şeker annem [...]

BU AŞK BURADA BİTER

Bu aşk burada biter ve ben çekip giderim Yüreğimde bir çocuk cebimde bir revolver Bu aşk burada biter iyi günler sevgilim Ve ben çekip giderim bir nehir akıp gider Bir hatıradır şimdi dalgın uyuyan şehir Solarken albümlerde çocuklar ve askerler Yüzün bir kır çeçeği gibi usulca söner Uyku ve unutkanlık gittikçe derinleşir Yan yana uzanırdık [...]

BİR GÜN MUTLAKA

Bu gün seviştim, yürüyüşe katıldım sonra Yorgunum, bahar geldi, silah kullanmayı öğrenmeliyim bu yaz Kitaplar birikiyor, saçlarım uzuyor, her yerde gümbür gümbür bir telaş Gencim daha, dünyayı görmek istiyorum, öpüşmek ne güzel, düşünmek ne güzel, bir gün mutlaka yeneceğiz! Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey eski zaman sarrafları! Ey kaz kafalılar! Ey sadrazam! Sevgilim on sekizinde [...]

BEYAZ, İPEK GİBİ YAĞDI KAR

Beyaz, ipek gibi yağdı kar Bir kız kardan hafif adımlarıyla yürüyüp geçti hayal içinde Arkadaşlarımı düşündüm, sevgili şeyleri Sanki her şey bizimle var ve bizimle olacak Şarkılar çaldı odalarda Bütün insanları sevmek gerektiğini düşündüm Düşmanlarımız dışında Düşmanlarımız çünkü Sevgiyi yok ettikleri için Düşmanımız oldular- Beyaz ipek gibi yağdı kar Bir kız kardan hafif yüreğiyle Geçip [...]

BEN ÖLÜRSEM AKŞAMÜSTÜ ÖLÜRÜM

Ben ölürsem akşamüstü ölürüm Şehre simsiyah bir kar yağar Yollar kalbimle örtülür Parmaklarımın arasından Gecenin geldiğini görürüm Ben ölürsem akşamüstü ölürüm Çocuklar sinemaya gider Yüzümü bir çiçeğe gömüp Ağlamak gibi isterim Derinden bir tren geçer Ben ölürsem akşamüstü ölürüm Alıp başımı gitmek isterim Bir akşam bir kente girerim Kayısı ağaçları arasından Gidip denize bakarım Bir [...]

"BELLUM OMNİUM CONTRA OMNES"

“İnsan insanın Kurdudur” diyor Bir düşünür Ve ekliyor: “Bellum omnium cantra omnes” Yani Yatkındır savaşa Birbiriyle herkes… Şu sonuç çıkar Bu saptamadan: Doğası gereği Savaşçıdır insan… Doğruluk payı Var mı bu görüşte? Yanlışlık var mı? Varsa nerde?… İnsan insanın Kurduydu belki Gerçek kurttan Yokken farkı… Onu kurttan Ayıran özellik Akıl olmalı Ve üretkenlik Ürününü Emeğinin [...]

BEBEKLERİN ULUSU YOK

İlk kez yurdumdan uzakta yaşadım bu duyguyu Bebeklerin ulusu yok Başlarını tutuşları aynı Bakarken gözlerinde aynı merak Ağlarken aynı seslerin tonu Bebekler çiçeği insanlığımızın Güllerin en hası, en goncası Sarışın bir ışık parçası kimi Kimi kapkara üzüm tanesi Babalar çıkarmayın onları akıldan Analar koruyun bebeklerinizi Susturun susturun söyletmeyin Savaştan yıkımdan söz ederse biri Bırakalım sevdayla [...]

AKŞAMÜSTÜ BİR KAHVEDE

Akşamüstü bir kahvede Bira içtim birkaç bardak Gazeteden yoruldukça Gelip geçene bakarak Kahvenin müşterileri İçerdeydi daha fazla Camlı terasta idim ben Çıkıntı yapan sokağa Sevimsiz bir kocakarı Torununu azarladı Bir köpek geldi içerden Camdan dışarıya baktı Salınarak geçip gitti Genç bir anne çocuğuyla Kasketli iki müşteri Bir şey konuştu patronla Biraz sonra geldi köpek Baktı [...]

Ataol BEHRAMOĞLU

Çatalca’da doğdu. İlk öğrenimini Kars ve Çankırı’da; lise öğrenimini Çankırı’da tamamladı. Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi Rus Dili ve Edebiyatı bölümünü bitirdi. Dört yıl (1970-74) İngiltere, Fransa ve Sovyetler Birliği’nde yaşadı, öğrenimini sürdürdü. İsmet Özel’le Halkın Dostları, Nihat Behram’la Militan dergilerini çıkarıp yönetti. Şehir tiyatrolarında dramaturgluk (1974-1980), kısa bir süre Adam yayınevinde danışmanlık [...]