Tag archives for Asaf Halet ÇELEBİ

ŞAMANDIRA BABA

yaramaz kız bahçeye gelecek benimle oynamaya şamadıra babacığım ona bütün oyuncaklarımı versem ve bütün nedirciklerimi kertenkeleler kaçacak ve biz güneşten saklanacağız çok yaprakların altına şamandıra babacığım çok uslu oturacağım yaramaz kız gelecek diye Asaf Halet ÇELEBİ

SİDHARTA

niyagrôdhâ koskoca bir ağaç görüyorum ufacık bir tohumda o ne ağaç ne tohum om mani padme hum (3 kere) sidharta buddha ben bir meyvayım ağacım âlem ne ağaç ne meyva ben bir denizde eriyorum om mani padme hum (3 kere) Asaf Halet ÇELEBİ

NİRVANA

karanlığı geçelim karanlığı geçelim ne uyku ne ölüm hem uyku hem ölüm düş içime uyu ve sonsuz büyü unut renkleri ve şekilleri hepi ve hiçi beni ve seni ve geceyi yuttu nirvana Asaf Halet ÇELEBİ

MARİYYA

Lizbonlu Maria Barbas’a lizboa boa simsiyah saçlı kadın mariyya bir masal söyle bana kan nasıl çıkmadı baştan o ölen kimdi mariyya öleni bilmem buna şarkı derler lizboa ben bir şarkıyım atlas denizlerinden geldim önümde dalgalar vardı arkamda dalgalar dalgalar bitince ben de biterim Asaf Halet ÇELEBİ

MARİYYA

Preguntias que significa Saudade; voute dizer Saudade e tudo o que fica Depois de tudo morrer Maria Barbas çin kadar uzaklardan can kadar yakından sen bir masal kızısın dün çinden gelmiştin bu gün lizboa’dan yüzünde tarçın kokusu gözünde cîn bir gün buradan gidersin mariyya can kadar yakın çin kadar uzak lizboa boyalı haritalarda kapanır bir [...]

KUNÂLA

vakit geldi kunâla dünyayı göreli çok oldu tam kırk yılda seni buldum kunâla bu can tenden geçmeden bu dünyadan göçmeden bir kerecik sevmek çok değil simsiyah saçların var kunâla kemiklerine yapışık etlerin var bir gün dökülecek kunâla kuşu gibi gözlerin var bir gün sönecek kunâla bu etlerin arkasında güzelliklerin var benden başka kimse bilmeyecek bu [...]

İBRAHİM

ibrâhîm içimdeki putları devir elindeki baltayla kırılan putların yerine yenilerini koyan kim güneş buzdan evimi yıktı koca buzlar düştü putların boyunları kırıldı ibrâhîm güneşi evime sokan kim asma bahçelerinde dolaşan güzelleri buhtunnasır put yaptı ben ki zamansız bahçeleri kucakladım güzeller bende kaldı ibrâhîm gönlümü put sanıp da kıran kim Asaf Halet ÇELEBİ

HE

vurma kazmayı ferhaaat he’nin iki gözü iki çeşme aaahhh dağın içinde ne var ki güm güm öter ya senin içinde ne var ferhat ejderha bakışlı he’nin iki gözü iki çeşme ve ayaklar altında yamyassı kasrında şirin de böyle ağlıyor ferhaaat Asaf Halet ÇELEBİ

GÜNEŞİN IŞIĞI

her şey güneşi seviyor hattâ denizler bile denizlerde nefes alan sen bile ve biz güneşi değil ışığını seven insanlarız güneş içime vuruyor güneşin ışığı var güneş yok güneşin ışığını kim anlatabilecek pazar pazar gezmek dağ dağ dolaşmak ve ormanlarda kalmak güneşin ışığını anlatacak olanı arıyorum güneş içime vuruyor Asaf Halet ÇELEBİ

AYNA

aynadan bakan benim küçük gotamacık duvarlardan karşına çıkan aynalardan hayalini çalan muhabbet olup vücudunu saran küçük câriyen nigâr-ı çîn nigâr-i çîn bin bir aynada oynar ayna ayna içindedir nigâr-i çîn nigâr-ı çînin içinde ve zaman zamanın dışında uzat ellerini küçük gotamacık hayal hayal içinde dünya bir hayal dolabıdır aynalardan geçer küçük gotamacık çok sürmeden hayallerimiz [...]

ADIMI UNUTTUM

adımı unuttum adı olmıyan yerlerde ne in ne cin ne benî âdem zamanlar içinde kuşlar uçuyor kervanlar geçiyor bir iğne deliğinden çarşılar kuruluyor sarayları oyuncak insanları karınca şehirler zamanları gördün mü bir iğne deliğinden adımı unuttum adı olmayan yerlerde geçip gidenlere bakarak Asaf Halet ÇELEBİ

Asaf Halet ÇELEBİ

29 Aralık 1907 tarihinde İstanbul’da doğdu, 15 Ekim 1958 tarihinde aynı kentte öldü. Galatasaray Lisesi’nin son sınıfından ayrılarak Adliye Meslek Lisesi’ne geçti. Çeşitli kuruluşlarda memurluk ve kütüphanecilik yaptı. Doğu ve batı kültürlerinin verilerini mistik bir duyarlılıkla birleştiren, somut malzemeyle soyut bir alem yaratma çabası içinde, sezgiye dayalı, masal ve tekerleme dilinden yararlanarak soyut şiirin öncüsü [...]