Tag archives for Ahmet UYSAL

SÖZLÜK

leylâk: yağmurlu günlerde mora boyar gecenin örtüsünü poetika: yağmur sözlüğüyle yazılır burada rüzgârların şiiri rüzgâr: küçük orospu çiçeklerinin kokusunu sürükler gizli bohçasında gece: güz ırmağına düşürür tülünü, koynuma girmeden önce Ahmet UYSAL

SONSUZ

yaz geçer günlerin tortusu şiirden sorulur hesabını versen de uzak iklimlerin şiirin sonu hep sorgudur şair, kuruyan otlarla özetliyorsun o büyük aşkını halbuki her şey senin elinle aşk olur yıktın yükünü ıssız ormana, sesinde ırmakların akışı duyulur işte sen de anladın sonunda bunu yaşam ki şiirle sonsuzdur Ahmet UYSAL

ÖLÇÜMLER SÖZLÜĞÜ

hüzün/ölçer rüzgâr: hüzün ölçeridir eylülün, ürpertir geceyi öptüğü yerden acı/ölçer şiir:acı ölçeri kanlı yüzyılın yaralı bir temmuz atlasında aşk/ölçer hançer:ah, onunla ölçülür bütün ölümcül, yasak aşkları ülkemin güz/ölçer şair:güz ölçümüyle yazan şiirini uyaklar düşüren uzak rüzgârlara Ahmet UYSAL

KALIT

cemal süreya’nın öldüğü yaşı da geçtim öldü sevdiğim şairlerin çoğu yağmura indirgediğim söz ve bir ince rüzgâr kaldı bana onlardan Ahmet UYSAL

GÜZALTI ŞİİRLER

hüseyin’e, hidayet’e artık gizlisi kalmadı arka bahçemin ele verdim saklı orman yolumu yaşlı kadınlara dağıttım kurutulmuş otlarımı da genç şairlere gönderdim, kırk yıldır biriktirdiğim rüzgârları seksen öncesi, sonrası, ben hep bir kırgınlığı yazdım nasıl olsa bilirdi büyük ustalar, yalnızca gül alıp satmadığını bir şairin Ahmet UYSAL

GECE TANIMLARI / 2

bir kadın tenidir gece ay ışığında soyunan benim için mi gizlice gelir denizin koynundan suyla rüzgârla öpüşür onun ıslak ürpertisi açık kalsa üstü üşür kayınca şiir örtüsü Ahmet UYSAL

YARIM KALDI SON SERÜVEN

Sen öyle düş içindeyken Silindi suda sureti Yarım kaldı son serüven Döndü durdu rus ruleti Söz eskidi su bulandı Nasıl bulmalı yeniden Ki birbirine karıştı Bilinenle bilinmeyen Sendin o yaz parıltısı Yörüngesiz bir gezegen Yalnız, umarsız, bulutsu Karanlık sularda yüzen Bitti mi o mahur faslı Ay ışığında söylenen Ateşin suyla dansıydı Yarım kaldı son serüven [...]

UZANIŞI İNCEYDİ ÜLKEMİN

Kuşların uçtuğunu görmedik Güneşin sıyrıldığını buluttan Görmedik yağmurun yağışını Çok erken geldiğini ölümün Görmedik çocukların gülüşünü Uzun akan nehrin sularını İncecikti uzanışı ülkemin Sonsuz gökyüzüydü görmedik Ahmet UYSAL

SONSUZ VE BÜYÜLÜ

Yarım ve kırgın bir umudu ekliyor günlere Güzle ürperen ince su gömleği sevgilinin Onun o çocuk sokuluşu arıtıyor şimdi Kentlerin kalın örtüsüne takılan ömrümü Kar sularını geçiyoruz onunla yeniden Yeni imgelere ulaşıyor aşk ve umut Otların ve kuşların anladığı sözler üretiyoruz Yalnız yüzler, eski gizler taşıyor yağmur bulutu Yanan kentlerin üzerine düşüyor hüznümüz Uzak yazlardan [...]

SİSLİ ŞEHİRLERDE KALAN

Sisli şehirler bıraktın bana Erken ölümünü kuşların Ay ışığı da görünmez oldu Çiçeksiz, yarım balkonumda Uçuşan eteğini bulamadım Kalbimi acıtıyor tenimin yarası Her gece amansız bir sorgulama Elimde kalan kırık dal ucu Yırtıyor dokunduğu yeri Kanlı bir hançer yatağımda O kırgın yağmur sokağı da İşte kaybetti ince yağmurunu Silindi penceremdeki ıslak gölge Yakıcı öpüşlerin sıcaklığı [...]

ŞEHİRLERDİR ACITAN KALBİMİ

Şehrini arayan bir nehirdim Arar gibi eski bir sevgiliyi Her yanım toprak, tuz ve kum Köpüğü dağılmış bozkırda Çoktan unutmuş çıktığı vadiyi Kadınlar da görmüş yalnızlıkta Gözleri kırık bir söğüt dalı Kan mıydı sızan gözyaşı mı Uzak bir yıldız gibi kaymış Elinden, nehrimin suları Nasıl akar giderdim oradan Sürüklenen bir nehirsem de Savrulan birkaç su [...]

İNCE BİR HANÇER

Issız bozkırda usul esen yaz yelidir hançer Bütün eski kalıtların yanılmaz belleğidir hançer Ayrı kalınca kınından yitik gümüş kabzasıyla Zaman içinde çürüyüp gidecek eğri demirdir hançer Yıkım günlerinde odur öfkeli imgesi şairlerin Pul pul döker pasını birden umutla devinir hançer Ay ışığını sever ne de olsa gecenin dostudur En çok bir kadın koynundaysa sevinir hançer [...]

GÜZ SONU ŞİİRLERİ

Her şey hazır belki yarın giderim Yağmurun sesini de alırım yanıma Gömleğimin cebindedir kuruyan otlar Eski yerinde kalır gene bozkır kokusu Herşey hazır kesin yarın giderim Kırgın güz sokağı uğurlar beni Benim için rüzgâra bürünür evler Kapısını açık bırakırım ıssız avlumun Her şey hazır olamaz hayal bunlar Şehrini bulamaz bulanık akan nehir Savrulur derin vadilerden [...]

GÜZ GÖMLEĞİ

Güz gömleği giydi şiir Hüzün sanıyor görenler Açık kalmış bir düğmesi Ki rüzgâr girsin diyedir Cebinde yağmur kokusu Bir tutam kurutulmuş ot Yeni bir imge arıyor Onunla, ince akan su Bir kadın eli değmiştir Belki de yıllar öncesi Saklar durur unutamaz O gömleği giydi şiir Ahmet UYSAL

EVVEL ZAMAN ŞAİRLERİ

NECATİGİL Sokaktan eve taşırdı İncecik kırgın bir aşkı EDİP CANSEVER Mendilinde kan sesleri De bıraktı Edip Abi TURGUT UYAR En güzel ona uyardı Büyük Saat, erken durdu Kayayı Delen İncir’in Yurduydu onun da yurdu CEMAL SÜREYYA Çiçek dolu şapkasıyla Hep güvertede oturdu Ölümünden sonra bile Cıgarası yandı durdu CAHİT KÜLEBİ Mavi bir türkü söyledi Bergüzâr [...]

DÖRTLÜKLER

Geceyi aldattım suç ortağı arıyorum kendime Geçen ömrümü aldattım aşklar kapatmadı yaramı Bir çocuk ağlıyordu içimde yaz yağmuru sandım Ah, yaşlanarak mı silsem onun ıslak yanağını Uzun koşu bitti yarısını bile geçemedim çölümün Deli dikenli kaktüsün tutamadım yasak yemişini Yenildim bu kuşatmada da uzun mızrağım kırıldı Yere düşürdüm aşk burcundan simgisini üçgenimin Ahmet UYSAL

SÖZDÜŞÜ METİNLER

Sen ki bir sözdüşüydün Ulaşan en eski aşklara Kırık testimde biriken su İlk yazılı taşı söylencemin Sendin bulduğum büyü Bozkır buğulu bedenimle Tuzuna inandığım çöl kumu Kuşlar uçurtan susuzluk Yollar ayrımı yüreğim Zaman dokuyan çıkrıktı Dönen ışık hızıyla Boşluğa düşen sarmal Aşk ki bir sözdüşüdür Çıkar en eski yazmalara Ahmet UYSAL

SON DURAKTA

Bir düşteydin bunca yıl Boynunda şiir ilmeği İnce olsun istedin hep İnce olsun şiirin ipliği Bir sürgünden bir sürgüne Her zaman şiirden beklemeli Eski bir çıkrık olsan da Gülle dokudun ipeğini Şimdi son duraktasın işte Cemal’in indiği durak İnmek istediği Metinimiz’in Sana bir şiir yazımı uzak Ahmet UYSAL

ŞİİRE YETMEYEN ZAMAN

Şiire yetmeyen zaman Nasıl da yanılttı seni Sen ki daha bir çocuktun Bir yaşamı alıp gitti Şiire yetmeyen zaman Sararan ot, yiten gölge Öyle birden gelen ölüm Doğrusu aklında yoktu Yaklaşıyor her geçen gün Sararan ot, yiten gölge Soluk soluğa bir güzel Yaşadın ya sen ona bak Ardında kalan şiirler Adını fısıldayacak Soluk soluğa bir [...]

SANA NE SÖYLESEM ÖMRÜM

Güz geldi ah, güle ne söylesem Sana ne söylesem ömrüm Sen ki şiirler düşürürdün Uzun uğultularla akan sulara Toprağın tuzu, taşın izi olurdun Ayışığı toplardın güllerden Gecenin ürpertisinden çocukluğumuza Kırgın kadınlarımıza yazılarda Oradan oraya savurduğumuz Sarılan sarılan yalnızlığa Şimdi nasıl koysam yerine Kırılan dalı, örselenen çiçeği Okşasam usulca, öpsem öpsem Bulutlarla düşlesem, kuşlarla düşünsem Şiirle [...]

ÖPÜŞ TADINDA

Bir şiir Tek bir şiir yazmalıyım Uyağı rüzgâr olan Yağmura bürünmüş soluğu Bir gün Tek bir gün kalmalı Benden kalacaksa geriye Bir öpüş tadı dudağımda Ve bir öğüş tadında Olmalı o şiir de Ahmet UYSAL

KIRGIN GÜNLER GÖÇEBESİ

Yurdun neresiydi senin Ey rüzgâra bürünen göçebe Tükettin işte barındığın Kırgun günleri de Biriktin ve çürüdün Eski taş oyuklarında Çimlendi gizlediğin tohum Islak bir çizgiydin Kuşların geceye çizdiği Acı sularında çığlıklar Kırk yıl eğirdin ipliğini Kırkıncı şiirinin Önünde duruyor şimdi Yangınlar atlası temmuz Kül üreten kent günleri Geçit vermeyen köprü Çıkrıkta bekleyen iplik Çıkıp gidecek [...]

GECE SÖZLERİ

Geceyle dinlemeli genişleyen Bir ağacın gövdesini Üzerine yıldız sekerken Su vermeli gülün toprağına Şiir geceyi sever çünkü Aşk geceyle açıklar kimliğini Eski bir ırmak yatağında Yeni bir serüvendir gece Ve bir kadın sevilmeyi bekler Gecenin en ince yerinde Ahmet UYSAL

Ahmet UYSAL

1938 yılında Balıkesir’de doğdu. Savaştepe İlköğretmen Okulu’nu, Gazi Eğitim Enstitüsü Eğitim Bölümü’nü bitirdi. İlkokul, lise, eğitim enstitüsü öğretmeni olarak çalıştı. İlköğretim müfettişliğinden emekli oldu. Edebiyat dünyasına şiirle giren Uysal, ilk ürünlerini Şairler Yaprağı, Demet, İmece, Çaltı, Türk Sanatı, Varlık gibi dergilerde yayımlattı. Daha sonra çeşitli gazete ve dergilerde eğitim, edebiyat ve çocuk kitapları üzerine yazılar [...]