Sen var ya, nedense beni hep senden sormalarından korkarsın. Ahmet CEMAL
Tag archives for Ahmet CEMAL
İstersen yarına ertele beni sevmeyi çünkü beni istimlâk ettiler. Yarın başlayacaklar yıkmaya Enkazımı daha ucuza alırsın! Ahmet CEMAL
Asmalımescittendir kafakâğıdım; Nil Lokantasında yazıldım okula, on masalı birinci sınıfım. Orospulardı ilk karnemi ıslatanlar. Babamı burada tanıdım, orospu değil diye anamı boşadığında; insanlar tutturduklarinda babana benzeme, diye, ilk otele burada taşındım. Diplomamı Viyana Lokantasından aldım, alt katında Madam Edith’in piyanosu; valsler bastılar tuz yerine yarama. Ceplerimde hep anoson kokulu anılarım. Ciğerlerini tükürürken ölen babamı kedili [...]
Deniz değil, kâğıtlar beni tutan, onun içindir sana yazamadığım. Ahmet CEMAL
Hiç olmayacak bir gecede bir sokağı, sırılsıklam, yakalamak bir ucundan, geçip gitmeksizin. Kar ortasında donmuş bir güneş. Büyük Sahra’da yürüyen buz dağları. Kadife yüzeyli kaktüsler. Düşlerde bile kalmamış. Hiç olmayacak bir gece için koştuğumuzda birbirimize, yazıp yaşayamamaktı, biliyorduk artık özlemleri bile hak etmediğimizi. Yarın sabah marketlere dolacak insanlar, ellerinde yazarkasaların fiş kusmukları. Sonra bankalarda teleişlemlerin [...]
Kalkıyorum. Yolcu yolunda gerek. Bana şöyle eski yüzlü, epey hırpalanmış, yamalı da olsa, bir sevgi bulsanız. Bütün istediğim Bu soğukları çıkartmak. Ahmet CEMAL
Büyük gönül serüvenlerinizin ardından gelen bu yıkımlar için size yardım koşturduk. İlk iş, geçmişin kırık camlı sabahlarını unutun artık düşlerinizde kalmış evlere yine arada bir sevgiler bırakın kimse yokken ve kimseye gözükmeden gözükmenize zaten izin yoktur ama birilerinin ayakları sevgilerinize takılabilir engelleyemezler. Şimdi siz kendi tapınaklarınıza koşun ve denizin altına uzanan yosunlu sunaklarda bin kez [...]
Nice yazsonlarında eylül yapraklarına gergeflediğiniz öyküleriniz tozlu bahçelerde unutuldu mu hiç? Sonbahar sürgünüdür gidişleriniz. Benekli kedilerin döktüğü sütlere en sessiz adımlarla basıp, kaç izle geçersiniz Sabahlardan birinde benim dediğiniz evlerden kendiliğinizden çıkmalısınız, vedasız ve kimseyi uyandırmadan. Anılarınızı yıpratabilirler. Ayağa takılabilecek ne varsa toplamalısınız ayrılmadan ve saklamadan kırık dökük sevgilerinizi köşe bucağa; bir gün bulup avuçlarında [...]
Belki çoğumuzun yaşamında arkamızdan çok acele toplanmış ve izlerimizin çabuk yok edildiği odaların burukluğu vardır. Ahmet CEMAL
(Ölüm İlişkileri’nde yaşayanlara…) Bir gün, tıpkı karşılaştığımız gece benim olduğun yaşta, bana dönmek isteyeceksin; yüzünde solmuş kaç sabahın birikintileriyle, yorgun olmaktan çok, aşınmış; yüzüme kapattığın onca kapıyı artık omuzlayamadan, seslenmek isteyeceksin. Zamana diş bileyeceksin o gün, belki ilk kez; bir zamanlar dokunulmazlığına inandığın için, yanlış çıkarttığın bütün günahların ağırlığıyla. Hep izlerinin sürdüğün yüz ve ten [...]
İlk günbatımının hemen ardından söylediklerimiz, bir yüzyıl sonra da geçerli olabilirdi ve biz, güneşe boğulmuş bir ilkyaz sabahının ilk saatlerinde, en çalışkan çiftçilerle yarışarak, zamanı değirmenlerimize çuvallar dolusu taşıyabilirdik. Bunları düşleyemiyorsak eğer, anlat bana, nedir aşk? İlk mektuplarımızla birlikte okumayı sökerdik ve ellerimizin tutkusu uğruna en yakıcı özlemleri göze alabilirdik. Sonra geleceği müjdelenmiş yokülkelerin tapınaklarında [...]
Mumlarımızn alevlerini bile koruyamadık en büyük yangınların yolunu gözlerken. Ahmet CEMAL