Tag archives for Afşar TİMUÇİN

YOL TÜRKÜSÜ

Çiz beyaz haritalara mor kalemle Hiç görülmedik yepyeni kentleri Hep oralara götür beni Seninle olunca sıkılmam giderim Çocuk yüreğinle sen kurarsın Köprüleri alanları kuleleri Panayırları ve çocuk bahçelerini Çiz haritaların en güzel yerine En güzel günleri ve geceleri Seninle olunca çekinmem giderim O kentlere yolcu diye çiz beni Biletim pardesüm şemsiyem şapkam Yüreğimde sevincim kafamda [...]

YOL TÜRKÜSÜ

Çiz beyaz haritalara mor kalemle Hiç görülmedik yepyeni kentleri Hep oralara götür beni Seninle olunca sıkılmam giderim Çocuk yüreğinle sen kurarsın Köprüleri alanları kuleleri Panayırları ve çocuk bahçelerini Çiz haritaların en güzel yerine En güzel günleri ve geceleri Seninle olunca çekinmem giderim O kentlere yolcu diye çiz beni Biletim pardesüm şemsiyem şapkam Yüreğimde sevincim kafamda [...]

YAŞANMAMIŞ ÇOCUKLUĞUN TÜRKÜSÜ

Bir de onlar inancı örer gibi Kendilerini gererler boşluğa ölüm gibi Bir günlük çocukluğa bin yılını verirdin Artık çocuk değilsin büyüdün artık Yolda yürürken kendine dikkat et Yemek yerken sakın üstüne dökme Kömür mü taşıdın kapkara tırnakların İyi bir işin olsun gösterişli bir çantan Güzel bir ceket pantolon yaptır Annenin elini öp dostlarına telefon et [...]

VARLIĞININ TÜRKÜSÜ

Şiirler yazdırdı bana bakışın Eline kırk yıl kalem almamışlara Soğuk yürekleri ısıttı aşkın Kendini büsbütün bitmiş sayanlara Duyurdu yaşadığını içten içe Utandırdı yoksunlukları renk renk dünyan Suskunluktan başka şeyi kalmamışlara Doğanın dinmeyen sesini getirdi Şarkılar söyletti duruşun Sevinmeyi unutmuşlara Yılgınlığa sürükledi kimini Kimini ölüme attı Uykusunu kaçırdı kiminin Kimine sensizliğin Bıçak gibi acısını sapladı Çok [...]

UÇURTMANIN TÜRKÜSÜ

Uçurtmam geceye takıldı kaldı Gece onu kapkara etmiş midir Ya da götürmüş müdür uzaklarda Sinsi sinsi parlayan bataklığa Uçurtmamı gece yitirmiş midir Gece uçurtmamı pisletmiş midir Bırakmış mıdır tankların altına Çirkin uçaklara vermiş midir Götürün demiş midir onlara Çocukların sevincini yaşatan Hiçbir şey kalmasın buralarda Baba gece uçurtmamı ne yaptı Buraya koymuştum götürdü mü Yoksa [...]

SENİ DÜŞÜNEN TÜRKÜ

Gelişin önceden belli olmalı Yola çıkarken haber sal sularla Ne yap yap üç gün önceden bildir Ağaçlarla göklerle kuşlarla Geldiğinde akasyalar Karlar gibi vuracak camlara Güller çıldıracak sevinçten Seni görebilmek için Pencereden sarkacak sardunyalar Ayva çiçekleri selam duracak Sapsarı bakışına Dayanamam birden gelirsen Güneş doğar gibi yavaş yavaş gel Gelişin yıkım gibi duyulmamalı Yağmurlara söyle [...]

SENİ DÜŞÜNDÜĞÜM TÜRKÜ

Benim bin canla sevip bin özlemle andığım Bari gölgeni bırak bana Su çiçeklerinin en güzel yanı budur Giderken gölgelerini verirler suya Güz akşamları dal kıpırdamazken Suda halkalanan gözleridir Sen de gölgeni bırak bana Gönlümün bin güzelliğiyle inanıp sevdiğim Güzelliğini burada ince ince aratma Bir kıyıya bir gün inen fırtına Gibi birdenbire bir şeyler bırak Bir [...]

SENİ ÇAĞIRAN TÜRKÜ

Onlar savaşçıdırlar sabah akşam İnançlar örer umutlarından Ellerin karanlıkta üşüdü gir içeri Saçların yıkandı soğuk yağmurda Gel sobanın yanına sokul da Al eline sıcak kestaneleri Kuş masalları anlat Acıyı katık etme duruşuna Afşar TİMUÇİN

SAVAŞLARIN DÜŞÜNDÜRDÜĞÜ TÜRKÜ

Onlar savaşçıdırlar sabah akşam Ufuklarda güzellikler sağarlar Sen ölürsün de yapamazsın bunu Öldüremezsin bataklıkta kayık yüzdüren Sabahların altın saçlı çocuğunu Kimseyi umudundan edemezsin Toprağa ekemezsin ölüm korkusunu Sevinçleri kökünden sökemezsin Değirmende kimsesiz bırakamazsın unu Sen ölürsün de yapamazsın bunu Vuramazsın kıyıda uzakları gözleyen Sabahların gül yüzlü çocuğunu Afşar TİMUÇİN

SAVAŞLARIN DÜŞÜNDÜRDÜĞÜ TÜRKÜ

Onlar savaşçıdırlar sabah akşam Ufuklarda güzellikler sağarlar Sen ölürsün de yapamazsın bunu Öldüremezsin bataklıkta kayık yüzdüren Sabahların altın saçlı çocuğunu Kimseyi umudundan edemezsin Toprağa ekemezsin ölüm korkusunu Sevinçleri kökünden sökemezsin Değirmende kimsesiz bırakamazsın unu Sen ölürsün de yapamazsın bunu Vuramazsın kıyıda uzakları gözleyen Sabahların gül yüzlü çocuğunu Afşar TİMUÇİN

SAVAŞÇININ ÖLÜM TÜRKÜSÜ

Yorgun kuşlar dökülüyor göklerden Kaskatı rüzgârlara çarpa çarpa Yorgun kuşlar dökülüyor uzaklardan Yorgun kuşlar göklerin avucunda Sonsuzluğa serpiliyor dağlardan Ne düştüğün gök ne varacağın toprak Seni bir bitmişlik diye anlamayacak Her yerde izi var kanatlarının Her yere saçıldı duyarlıkların İşte sonu geldi yorgunlukların Başka kuşlar olacak bundan sonra Zaman kadar bitimsiz gmklerde Güneşe en yakın [...]

ÖLÜMLERİN DÜŞÜNDÜRDÜĞÜ TÜRKÜ

Bir akşamüstü balçık kuşları Sessiz dökülürler yorgun akşama Zehirli saatler emzirir suları Günün ardından uzanıp dağlara Yağmacılar doruklarda yıldızları çalarlar Zamanın örgüsünü dişler gece kuşları Uykunun kanını emer vampir Güzelliğe kezzap döker karanlık Sevinci tutsak eder korsanlar Yavaş yavaş açılır yılan yumurtaları Düşleri eksik imgelerle bozar Kirpiler kuzgunlar kokarcalar Geceye çakılır eskiyen kasımpatı Uzaklardan boş [...]

MAVİ MENDİLİN TÜRKÜSÜ

Sandığa koy bu mendili kullanma Üstünde martılar uçuşuyor – Her biri bir mavinin telaşçısı – Başedilmez bir deniz demektir bu Kimseye gösterme sandığına koy bunu Onu benden daha genç Daha dirençli daha umutlu Bir savaşçıya sakla Kavuştuğunuz en güzel sabahta Çıkarırsın sandıktan Bu deniz yıllarca seni bekledi dersin Söz bilmez söz anlamaz kuşlarıyla Seni karşıladı [...]

KORKU TÜRKÜSÜ

Onlar savaşçıdırlar korkuyu geçerken Bıraktılar dipsiz bir kuyuya Korku seni korkaklar ülkesine Kıral yaptım çıkardım ülkemden Bende kalan neyin varsa Al götür giderken Şimdi kıral benim kendi ülkemde Kendi ülkemde halk benim Şimdi artık kendi ordularımı Bildiğim gibi sürerim savaşa Korku seni korkaklar ülkesine Kıral yaptım çıkardım ülkemden Bende kalan neyin varsa Al götür giderken [...]

İNANÇLI BİR SAVAŞÇININ TÜRKÜSÜ

Kendimi hiç akşam olmayacak Bir gün doğumu için saklıyorum Kendime kendim olmamayı yasaklıyorum Yasak artık bana çaresiz kalmak Yasak bana bocalamak Olmayanda eriyip gitmek yasak bana Yasak bana geceysem gündüzmüşüm gibi Bir gül pembeliğinde kendimi uyumak Zor bir şeyi umduğumu biliyorum Yasak bana tükenmişi korumak Her çeşit umutsuzluk yasak bana Durmuşum umudumu sürdürüyorum Bir ağaç [...]

İLK TÜRKÜ

Otur da konuşalım Gelmeyen bahardan Sıcak uzun yazlardan Yeşil rüzgârlardan İki çift söz edelim Otur da konuşalım Olmadık mutluluklar biçip Olmadık zamanlardan İçimizde anlatılamayanı Yarım kalan sevinci Otur da konuşalım Bu şehir kurtlar şehridir Büyük korkaklar şehridir Kuşkular kuyusudur Açlık deliliğidir Otur Ahmet kardeşim Otur da konuşalım Afşar TİMUÇİN

HANÇERLİ TÜRKÜ

Nicedir elimde gül dalıydı Değişti değişti hançer oldu Baba bunu kendime mi saplasam Ya da bir gün doğumuna saklasam Daha gün ortalığa dağılmadan Al diye çekip vursam mı adamı Sevince inanmayanı yaşamı paylaşmayanı Ekmeği ortadan ikiye bölmeyeni Aşktan döneni savaştan kaçanı Kapılara nöbetçiler dikeni Köpeklerin sofrasında besleneni İnanç alıp satanların hepsini Baba bu gümüş hançerle [...]

GEÇEN ZAMANIN TÜRKÜSÜ

Bir de pisliğin çiçek gibi büyüttüğü Uyuşuk ve anlamsız otlar var Ünlü yayınevlerinde Halka ışık tutan bütün romancılar Öfkeli öfkesiz bütün ressamlar Ve bütün ince kemancılar Büyük adamların anlayışlı eşleri İnsan pazarının reklam şairleri Ben gidince geriye kalacaksınız benden Her zaman böyle olur Rüzgâr toz bulutları bırakır giderken İçindeki karmaşayı dünyaya taşıyanlar Eğri düşünenler doğru [...]

GECE GELENİN TÜRKÜSÜ

Hangi saatte durur şiir Hangi saatte başlar Horozlar hangi saatte öter Hangi saatte yıkanır ışıkla Gecenin çamuruna batanlar Böyle sen mi geldin sabaha karşı Alkol tütün ve yalnızlık içinde Böyle sen mi geldin sessiz Çocukların doğmasından günün ışımasından Kavgada insanların ölmesinden korkarak Böyle sen mi geldin kaça kaça Kaygılar hangi saatte başlar Hangi saatte yenik [...]

ESKİNİN TÜRKÜSÜ

Şimdi öksürtür beni Yıllar önce içtiğim O paslı cıgara İçsem de almam tadını Kokusunu duysam yadırgarım Anlamam artık bakışından Dünkü kadar açık ve kesin Bir biçimde bilsem de adını Seni bir türlü tanıyamam Şimdi iter beni Eskiden söylediğim şarkılar Bitenle başlayan arasında Dünyalar kadar uzaklık var Afşar TİMUÇİN

ÇOCUĞUN VE KAPTANIN TÜRKÜSÜ

Kaptan amca beni geçerken Karşı kıyılara bırakır mısın Oralarda ne mi var her şey Çocuklar sesler ışıklar var Bayramlar ve her türlü uzaklar Kaptan amca ben bırakır mısın Gittiğin kıyıların ötesine Oralarda ne mi var her şey Oralarda çalgı var sevinç var Kaptan amca beni götürmez misin Gittiğin güzel yerlere şimdi Uzakların tutkusu nicedir Çöller [...]

BİR TUTKUNUN TÜRKÜSÜ

Neden onu görünce Karışıyor ellerin birbirine Onu görünce neden Kendini bırakıp gidiyorsun giderken Bırakıp gidiyorsun ve sende Sevinç gibi bir acı koyuluyor Öyle durup kalıyorsun gecende Onu görünce sende neden Bin tohum ekiliyor birdenbire Birdenbire nice ürün kaldırılıyor Onu görünce neden hızlanıyor Suların akışı kendi kendine O gidince neden başka birisin Adın başka susuşun başka [...]

BİR SEVGİ TÜRKÜSÜ

Akşam soğan kavrulan evlerde Yoksul bir çorbayı ateşe koymadan önce Son geleni bekler gibi seni beklemek Bir yudum alır gibi bir kadeh buzlu rakıdan Çocuk annesine güvenir gibi Sonu belirsiz bir yolculuğa çıkar gibi Hiçbir şey olmuyormuş gibi sevmek seni Hiçbir yalanda hiçbir kandırmada payı olmamak Hiçbir kaygının peşinde küçültmemek kendini Bir yaz sabahında balkondan [...]

BİR NİNNİ YA DA TÜRKÜ

Çocuğum uyusan bir güzel Ölümleri düşünmeyi bıraksan da Nasıl olsa şimdi korkunç amcalar Ateşler akıtmıyor göklerden Çocuğum güzelce uyusan da Uyansan güneşli bir güne Nasıl olsa şimdi uzaktan Tank gürültüleri gelmiyor Nasıl olsa dindi yağmur gibi Makineli tüfeklerin sesleri Sanırım yarına kadar bizi Öldürmeyi düşünmez kimseler Sen de bilirsin ki bir akşamla bir sabah Arasında [...]

BİR İNANÇ TUTKUNUNUN TÜRKÜSÜ

Onlar savaşçıdırlar içlerinde Gökleri yeni baştan kurarlar Böyle çıkma gece vakti balkona Havalar soğudu üşümesin ayakların Acıya salıverme kendini bir çırpıda Sonumuz nasıl olacak diye yorma kafanı Umutsuzluğa kapılma gelip geçenlere bak Umutsuzluk suçunu işlemek bize yasak Afşar TİMUÇİN