Sen bana vardığında, ben sana vardım. sen bana var ben sana yok olamazdı çünkü vardım. var olmanın sınırsız sevinci sevgi seli sevgiliye hiçbir şey yoktan var olamazdı Sen bana varmadan önce de vardın yokların arasında sen beni gördün ve bana vardın var oluşçu sendin var eden sen oldun seni sevmek, sana varmak, ya da var [...]
Tag archives for Abdullah ANAR
Düşünün ulaştığı Ulaşın düşündüğü ile aynı olmaması Ulaş’ı düşündürdü Ulaş düşündü düşünü söyledi, düşü ütopya düşü Tanrı Tanrısı düştü Düşündü düşüncenin ulaştığı noktayı ötelemek için. İçine sığmayan düşünü söyledi suçlandı, bozduğundan alışılmış düşleri Şimdi içerde yine düşünüyor düşünceyi ötelemek için buraya düşmeye değer miydi? Abdullah ANAR
Seni beklerken birtanem, Bir tane düşündüm. Gözlerin kadar güzel, ışığın kadar aydınlık Bulamadım. Seni beklerken bir tanem düşümü bekledim gerçeğimi yaşadım. En güzel beklemek en güzeli beklemek idi seni beklemek. Ve en güzel dut ağacının altında beklerken seni bir tanem dünü düşündüm evvelsi günü Dün Hiroşima evvelsi gün tiner ve sevgisiz eller. Ellerini düşündüm bir [...]
Bizi düşünüyorum beni bırakıp hangi kavşakta rastladık birbirimize ve çarpıştı arabalarımız karakolluk olduk hangi paralel iki çizgi kesişti hangimiz dik kenardı hangimiz yatay hangi dağda vurulduk üç beş gram metal vücutlarımızda aşkımızdan bir kan damlası düştü kimliklerimize hangi çocuğun gözlerinde ışıktık öğrendik sevmeyi yalınayak bir gece yarısı yukarda ay ışığı özlemlerimiz hangi ülkede anıt kule [...]
Özlemi indirdik falezlerden, yüreğimize ellerimizle. Gecenin karanlığı 6 yürekten gelen ışıkla aydınlandı. ve her yer gündüz ve özlemlerimiz indirdiğimiz, sevgimizin tam ortasına. Bin öykü yaşamış özlemimiz küsmüştü ki tüm insanlığa bir el verdik. elimizi tuttu. aşağı indi. aşağı indi çünkü çok yukarıdaydı. çünkü biz çok aşağıdaydık. uyuyabildik özlemimizi hissedemeden günlerce. biz çok aşağıdaydık ve o [...]
Yaş Otuzu geçti mi fark etmez Her yılın aynı heyecana bir ilave kat sadece Söylenmez otuzundan sonrası ömrün, gizlenir. Bazen yaşlanma korkusu, bazen artan kırışıklık bazen beğenilememe Deprem gibi otuz ve otuzdan sonrası Depremde evi yıkıldı ve umudun altında kaldı ise binlerce can ve yaşlanamadı ve diyemedilerse Denmesi zor yaşları ve gizleyemedilerse otuzundan sonrasını ömrün [...]
Yaş Otuzu geçti mi fark etmez Her yılın aynı heyecana bir ilave kat sadece Söylenmez otuzundan sonrası ömrün, gizlenir. Bazen yaşlanma korkusu, bazen artan kırışıklık bazen beğenilememe Deprem gibi otuz ve otuzdan sonrası Depremde evi yıkıldı ve umudun altında kaldı ise binlerce can ve yaşlanamadı ve diyemedilerse Denmesi zor yaşları ve gizleyemedilerse otuzundan sonrasını ömrün [...]
Ulucanlarda uluyacan diyenlere direnen on can can verdi toprağa, suya Işık oldu güneşe. Ulucanlarda ışık oldu on can uyuyacan diyenlerin emrine uyarken biz çoğunluk sessiz. Abdullah ANAR
Ne olacak söyleyeyim, Öncelikle aşık olacağız her gün yeniden. Her gün birine yada başka birine. Hep anlamlar yükleyeceğiz güne ve düne. Özgür olacağız örneğin düşünürken Bırakacağız şu teknik adam yalın bakışını En yalın yaşamımızı dahi süsleyeceğiz ve Anlamlandıracağız yaşamı en anlamsız anında dahi Ve aşık olacağız yeniden her gün Birine yada başka birine Kendimize putlar [...]
Her öykü en az bir kötü içerir, içermeli İçermeli ve içerlememeli kötü düşüncelere, katılmadığımız söylemlere kaygılara. Kaygı yada korku insana tanrıdan birer armağan. kendinden farklı olsun istemiş ve oldurmuş tanrı yada tanrılar. Ve insan korkuya korkuda insana dair işte demiş tanrı yada tanrılar belki de Sokrates. bu noktada sen başlıyorsun. yüzleşmek ve aşmak. aşmak yada [...]
Dün hiroşimada bin insan bin candı Bir insan tetiğe bastı bin canı aldı ve bin yıldız oldu bin can. Gel bugün bin yıldız altında başka bin yıldızın bin cana dönüşünü izleyelim. ve onlardan sevda alalım denize duyulan umut alalım yaşama dair. Abdullah ANAR
Zaman yoktu, biz var ettik. Var ettik ve yok olduk zaman içinde. oysa zaman yoktu evvel zaman içinde. zaman bir kavram, bir icat bizden. bir tanrı oldu belki bize hükmeden. oysa, zaman yoktu. Ne geç ne de erken idik hiçbirşeye ve herşeye. ancak zaman yoktu bunları değerlendirmeye ve anlamaya, anlaşılmaya, yarını kurmak adına, ki yarın [...]
Belki de sahiden bırakacaksın beni. belki de ben bırakılması elzem en zararlı alışkanlığım. Belki bir hata idi benle olmak ve hayaller kurmak. hayallerin hepsi de işkembe-i kübradan sallanmış şeyler ki sırf belki de sırf senin ellerini tutmak ve ensene arkadan bir öpücük kondurmak için belki de. belki de dünya zaten dönmüyor, ve Pakistan’da binlerce kişi [...]
Belki de sahiden bırakacaksın beni. belki de ben bırakılması elzem en zararlı alışkanlığım. Belki bir hata idi benle olmak ve hayaller kurmak. hayallerin hepsi de işkembe-i kübradan sallanmış şeyler ki sırf belki de sırf senin ellerini tutmak ve ensene arkadan bir öpücük kondurmak için belki de. belki de dünya zaten dönmüyor, ve Pakistan’da binlerce kişi [...]